TEKNEDE 3 GÜN BÖLÜM I
TEKNEDE 3 GÜN BÖLÜM I
Sabah erken çıplak denize girerken yakalanmıştım kadınlardan birine. "Size katılabilir miyim?" diye seslenince utandım biraz, "kusura bakmayın, çıplağım, düşünemedim, ne olur affedin" diye sessizce yanıtlarken, "yok sorun değil" diye üzerindeki havluyu düşürdü. O da çırıl çıplaktı ve merdivenden usulca serin suya kendini bıraktı. Muhteşem bir fiziği vardı ve sabah sabah uzun süredir tek başına takılan beni fazlasıyla baştan çıkarmaya yetmişti. Ereksiyonumu suyun altında fark edince gülümsemişti. "Sizi çok etkiledim anlaşılan" diye güldü. "Biraz öyle oldu. çok sık karşılaştığım bir durum değil" diye yanıtladım. "Ben Piraye" diye elini uzattı. "Ben de Ercan" diye yanıtladım. iki teknenin arasından ileriye doğru yüzmeye başladık sohbet ede ede. Bizden başka kimse yoktu.
Bir ara sırt üstü döndü. Göğüs uçları irileşmişti. Güneş öyle bir yerleşmişti ki iki göğüsünün arasına, suyun parlaklığı ile muhteşem bir manzara olmuştu. Ege'nin serin suları bile ereksiyonumu söndürmeye yetmiyordu. Piraye'nin yaktığı ateş sağlamdı bayağı. ""Su çok güzel, sabahın bu saatinde çok keyifli" diye seslenince. "Evet, şu anda harika sayenizde" diye yanıtladım. Hafifçe gülümsedi suya batmadan hemen önce. Birkaç saniye suyun altında kaldı sonra tekrar yukarı çıktı. Yüzünü sildiğinde gözleri açıktı. "Sizin durum baya ciddi anlaşılan" diye gülümsedi. "Bu soğuk suda maşallahınız var" diye ekledi arkasından. "Sizin de öyle. Az önceki manzarayı siz kadın olarak görseniz muhtemelen tutamazdınız kendinizi" diye gülümsedim. Bana doğru yüzdü gülümseyerek. "Siz nasıl tutuyorsunuz kendinizi peki!" diye yanaşınca "Saygıdan" diyebildim. Güldü. "Tamam, peki ben şimdi size bunun saygısızlık olmayacağını söylemiş olsam!" diye eklediğinde eli tam göbeğimin üzerine gelmişti suda. Sonra da aletimi kavradı. Sırt üstü tekneye doğru yatınca bacaklarımın arasında aleti elinde sapıdan tutmuş vaziyette suyun dışına çıkmıştım. "Şimdi de güneş aletinizin başına kondu" diye gülümsedi ve arkasından aletimi göbeğime yatırıp taşaklarıma bir öpücük kondurdu. Sonra da yavaşça geri çekildi.
"Diğerleri" diyebildim. "Merak etmeyin, yine de teknede olmak daha rahat olur" diye gülümsedi ve benim yelkenliye doğru yüzüp merdivenden hızlıca çıktı yukarıya. Diri vücudundan süzülen sular bile fazlasıyla baş döndürücüydü benim için. Elimden tutup oturmama yardımcı oldu. Kendi teknemde misafir gibiydim. Kurulanmaya bile ihtiyaç duymadan çoktan erkekte olmuş aletimi kavrayıp somurmaya başladı. "Çok iyisin" diye mırıldandı. Aletimin başını dudaklarının arasında gezdirdi biraz hafif öpücükler kondurarak. Dilini sünnet çizgisinin etrafında gezdirirken baş parmağı ile tam deliğin üzerinde, en hassas yerinde gezdirdi usulca. "Bu hoşuna gitti mi?" diye gülümsedi gözlerime bakarak. "Harika başladın" diyebildim. Islak uzun saçlarını aletimin üzerine çarptı bir kırbaç gibi. İçim ürpermişti. "Bu nasıldı?" diye güldü tekrar. Islak saçlarını aletimin üzerinde bir fırça gibi gezdirdi bir süre. Sonra tekrar ağzıyla buluşturdu başını. Yavaşça somurarak başını ağzının içine aldı. Sonra da santim santim devamını. Yarısına kadar aldıktan sonra geri çıkarıp sapından kavradı. Biraz geri çekilip uzaktan birkaç saniye süzdükten sonra yine dudaklarının arasından kaydırdı bu sefer boğazına kadar neredeyse tamamını. Usulca çıkarttı. "Dehşet bir aletin var. Demir sopa gibisin..." diye güldü. Diliyle bir süre aletimi yaladı yukarıdan aşağıya, hiç konuşmadan, sadece parmaklarıyla sıvazladı aletimi birkaç kez. Sonra elini tükrükledi ve aletimin başında gezdirdi avuç içini. Sonra üzerine tükürdü ve sıvazlamaya devam etti. Arada parmakları yukarı çıktığında aletimin başını da okşamayı ihmal etmiyordu. "Çok iyisin diye mırıldandıktan hemen sonra tekrar ağzı ile buluşturdu. Bu sefer sağlam saldırmıştı. Hem eliyle sıvazlıyor, hem diliyle yalıyor, hem somuruyor, hem başını her daim hassas noktasından taciz ediyordu. Sonunda eline de çekti ve sadece aletimle ağzı kaldı. Ağzını aletimle becermeye devam etti öylece. Sokabildiği kadarını somurarak ağzına alıyor, sonra somurarak geri çıkarıyordu. Bu kadın oral sekste çok başarılıydı. "Off... dehşet bir ağzın var" diye mırıldandım. Aletimi ağzından çıkarıp gözlerime baktı. "Bunu ağzımda patlatmanın bir yolu yok sanırım" diye mırıldandı. "istediğin bu ise devam et" diye mırıldadım. "Aslında... tam olarak bu değil" diye doğruldu ve dizlerini minderin üzerine koydu. Göbeğimin üzerine düşmüş aletimi kadınlığının alev alev yanan dudaklarıyla birleştirdiğine hafifçe bir titreme geldi. "Daha girmeden" diye kısa birkaç kasılma yaşadı.
Başımı göğüslerine bastırdı. Dolgun göğüslerini yalayıp usul usul somurdum bir müddet. Bu diri bedenin her noktası bu sabah en değerli kahvaltıydı benim için resmen. Yaladım, somurdum, emdim, küçük ısırıklar ekledi. Avuç içime sığmayan büyüklükteki göğüsleri yoğurdum bir süre. "Artık girme zamanın" diye doğruldu. Aletimi kadınlığına hizalayıp yavaş yavaş oturmaya başladı. Resmen santim santim oturuyor, her santimin keyfini çıkarıyordu. "Bir ara hiç sonu gelmeyecek sandım" diye inlediğinde kilitorisi artık göbeğime yapışmıştı. "Dahası olsa alamazdım sanki" diye inledi tekrar. Beliyle hafifçe birkaç küçük kıvrım yaptı. Aletimi içinde oynatttı. Sonra yavaşça yukarıya doğru hareketlendi bedeni. Başına kadar çıktı tekrar dışarıya. Sonra tekrar oturdu. Yavaş oturuyor, yavaş kalkıyordu. Sol elim kalçasında, sağ elim göğüslerindeydi. İkinci kez oturduğunda göğsünün birini yakalayapı dişimle tutmuştum. Bu onu ateşlemiş olmalı ki hareketleri hızlanmaya başladı. Ritmi yakalamayı başarmıştık sonunda. Ve iyice hızlanmaya başladık. Benim boğazımdan kısık hırıltılar, onun boğazından ince inlemeler eksik olmuyordu. Sonunda dayanamadım ve içine patlamaya başladım bu diri bedenin. Benim patlamam onu da ateşlemiş olmalı ki kasıldı birden. Arka arkaya patlamıştık ikimiz de.
Üzerime yığıldı öylece. Benim de gözler kapandı tabi. Bir süre öyle kaldık. Aletim küçülüp kadınlığından dışarı kayarken karışmış spermlerimiz kadınlığından aletimin üzerine oradan taşaklarıma ve teknenin zemimine akmıştı. "Off. harikaydı" diye doğruldu. "Teşekkürler kahvaltı için" diye dudaklarıma küçük bir buse kondurup kalktı ve merdivenden yavaşça suya girdi. Kendini temizledi ve sonra yandaki kendi teknesine geri çıkıp havlu ile sarındı. "Hayatım" diyen kocasının sesini duyunca ben de hemen üzerime bir havlu serip boylu boyunca uzandım teknemin arka kısmına uyuyormuş numarası yapmaya.
"Adam dehşetti" diye kikidediğini duydum. "Hepsini seyrettik, baştan sona seni nasıl siksiyse ben de Ayça'yı öyle becerdim" diye ekledi adam. "ooo.. sen de boş geçmemişsin" diye güldü.
Yorumlar
Yorum Gönder