Ayça - Film Yıldızı III (Kuzen Arzu)

 

 Uyandığımda öğlen olmuştu. Aşağıya indiğimde Arzu kahvaltı masasındaydı. "GÜnaydın" diye uzandım yanağına. "Günaydın" diye yanıtladı. "Herkes nerde?" diye sorunca "Çekime gitmişlerdir" diye yanıtladım. "Tenis oynar mısın?" diye sorunca "Evet, biraz yani!" diye ekledi. İstersen kahvaltıdan sonra hazırlan, kortta tenis oynayalım" diye sorunca "Olur tabi, eğleniriz seninle biraz" diye gülüştük. Kahvaltı bitince "Ben gidip üzerimi giyineyim" diye kırıtarak gitti. Geldiğinde beyaz tenis eteği, beyaz bir tshirt gişmişti. Sütyensiz göğüs uçları az çok belli oluyordu. Yine baştan çıkarıcı bir hale bürünmüştü. Sarı saçlarını sıkıca topuz yapmış, ortadan siyah çizgili havlu bir baş bandı takmayı da ihmal etmemişti. 

Güle oynaya tenis kortuna gittik. Hareket ettikçe diri göğüsleri zıplıyor, eğilip hareket ettikçe kalçaları yine gözlere dehşet bir ziyafet çekiyordu. O sırada telefonuma mesaj geldi. "Teklifini kabul ediyorum. Ama onu ellerinle bana teslim edeceksin.  Ben,  Murat ve Arzu. 20bin EU. diye yazmıştı Yönetmen ahmet benim dün ona gönderdiğim ve Arzu'nun tüm maharetlerinin olduğu kısa video sonucunda. "Tenis kortu soyunma odaları, 15 dakika sonra kamera ile kapıdan girin" diye yazdım cevaben. Tamamdır diye cevap gelince birkaç kez daha topu karşılıklı attık arzu ile.

"Baksana, yeni bir sahne çekelim mi?" diye seslendim. Kikirdedi. "Ya dur utandırma" diye yanıtladı gülerek. "Hadi ama, böyle harika görünüyorsun" diye gülünce havaya girdi hızlıca. "Tamam," diye yanıtlayınca elimi usulca eteğin altına sokup kalçasını avuçladım. "Burda mı istiyorsun, gören olur" diye yanıtlayınca "Şurdaki soyunma odalarına gidelim" dedim. Kalçalarını okşaya okşaya soyunma odasına kadar gittik. Girerken farkettim ki Orhan ve Ahmet, kameramanla çoktan tenis kortunun orda yerlerini almışlar kayıda bile başlamışlardı. Eteği hafifçe kaldırınca Arzu da geriye baktı birden. "Gelmişler şimdi gördüler bizi" diye hafi bir direniş gösterse de "hadi, merak etme, gelmezler buraya..." diye içeriye girdik. Öpüşmeye başladık. "Ya biraz bence yani gelirlerse" falan diye tedirgin oldu. "Merak etme, senin kameramanın burda" diye güldüm. "Hem fena mı, biz rol yapıyorduk gerçek olur işte" diye gülünce. "Komiksin.. onu bir gören olursa başıma neler gelir sen biliyor musun!" diye çıkıştı. "Hadi konuşma da şunu tekrar ağzına al" diye gülerek omuzlarından bastırınca "Resmen konulu porno çekiyoruz yani" diye gülüp şortumu aşağı sıyırdı. "Ooo.. konulu falan biliyorsun yani" diye güldüm. ""Kadınlar da porno seyreder" diye ekledi taşaklarımı hafifçe somurduktan hemen sonra. 

"Ama hızlı olalım, yakalanmak istemiyorum" diye aletimi sıvazlayıp başını ağzına yerleştirdi tekrar. Somurup  sünnet çizgisini yaladı bir süre daha. "Hadi, keyfini çıkar" diye mırıldanıp başını bastırınca devam etti. Önüne va arkasında uzun dil darbeleri sonrasında başında diliyle döndü. Sünnet çizgisinin oradan deliğine kadar her yere değdirdi dilinin ucunu. Sonra birden yarısına kadar somurup ağzına aldı. Eliyle sıvazlamayı ve arada taşaklarımla oynamayı da ihmal etmiyordu. Dışardan sesler duyunca "ya hadi boşver, biraz sabret sonra yapalım" diye ayağa kalktı yavaşça ama "hadi artık bak zaten kaldırdın iyice" diye elimi eteğinin altına sokup tangasını kenara sıyırdım. İşaret parmağım çoktan kilitorisini bulmuştu. "Hadi, yapma lütfen" diye inledi hafifçe ama çk da karşı koyabilecek hali kalmamıştı kilitorisine ilk dokunuştan sonra. "Hadi, sen de istiyorsun" diye mırıldandım. "Tamma, hadi çabuk olalım ama" diye döndü arkasını. Kabine yöneldik. Bir ayağını klozetin üzerine koydu. Eteği yukarı sıyrıldı kendiliğinden. bana sadece tangasını kenara kaydırmak kalmıştı. Arkadan yavaşça daldım kadınlığına diliyle. "off... yarraktan önce diline bayıldım" diye inledi. KAdınlığının dudaklarını iki yana ayırıp pembeliklere dil attım. Şişmiş kilitorisini hafifçe somurup ıssırırken dilim devamında yavayça kaydı kadınlığına.  

Kameraman Murat yavaşça süzüldü kapıdan içeriye. Arkasından yönetmen Ahmet girdi, Arzu'ya arkadan döşerken yavaştan kayıt başlamıştı. "Devam et devam et.. harika açı" diye fısıldayınca gevrek gevrek gülerek Ahmet, Arzu birden kurtuldu önümden. "Yaa.. napıyorsunuz, kamera falan, hayır" diye önünü kapatmaya çalıştı. "Seni film endüstrisine kazandırıyoruz" diye güldü Ahmet. "Hadi hadi devam... harikaydınız" diye seslendi. Arzu eteğini ve önünü kapatmaya uğraşırken kopçasını açıp bir çırpıda düşürdüm. "ahh. sen bu işi biliyorsun oğlum" diye güldü Ahmet. "Yaa.. lütfen bak bu benim sonum olur" diye kendini kapatmaya çalışıyordu Arzu. "Merak etme, yüzleri hep değiştiriyoruz yapay zeka ile. asla kimse seni tanımaz" diye güldü Ahmet. O sırada kameraman Murat yaklaştı yanımıza ve kamerayı Ahmet'e çevirdi. Vizörde Ahmet'in yüzü yerine yapay zekanın belirlediği bir yüz belirmişti. "Bu seni ikna eder sanırım" diye güldü Murat. 

"Ya yapmayın, saçmalamayın, ben böyle birşeyin parçası olmak istemiyorum" diye çıkışınca "Belki 2bin EU seni bir parçası olmaya ikna eder" diye seslenince durdu Arzu. "2bin EU"... Diye tekrarladı. "Başlangıç için..." diye güldü. Fermuarını açıp aletini sıvazladı. "Diğer detayları Menarjerin zaten biliyor, sonra anlatır sana" diye seslenince Arzu direnmeyi bıraktı. Ama yine de elleriyle kendini kapatmaya uğraşıyordu. "Böyle devam et. Tedirginliğin hoşuma gitti" diye gülerken kendi aletini Arzu'ya işaret etti. Murat her anı kayıt altına alıyordu. Arzu kabinden çıkıp dizlerinin üzerinde yere çökünce Ahmet ona yöneldi. Pantolonunun dışına çıkardığı aleti Arzu eliyle biraz okşadı. Henüz kalkmamıştı. Güldü. "Bununla mı " diye kikirdeyip ağzına aldı yavaşça. Somura somura büyütmeye başladı Ahmet'in aletini. Büyüdükçe ağzına sığmaz olmuştu. "Hayır bununla" diye gülerken Arzu ağzından çıkardığı alete hayranlıkla bakmıştı. "Siz bunları nasıl büyütüyorsunuz" diye gülmüştü. "Emdirerek" diye yanıtladı Ahmet ve tekrar yerleştirdi aletini Arzu'nun ağzına. Somurdu, emdi, yaladı, taşaklarına kadar inip çıktı diliyle. "Ağzını güzel kullanıyorsun!" diye güldü Ahmet. Tam bir porno yıldızı gibisin" diye ekledi. Arzu biraz daha oyalandı Ahmet'in aletinde. Sonra onu kollarından kaldırıp lavabo tezgahının üzerine oturttu. 

"HAdi şu kumaşlardan kurtulalım diyerek Arzu'yu çırıl çıplak soydu. Göğüslerini avuçladı iki eliyle. "Harikalar" diye yamuldu birden. Bir sağ göğsüne bir sol göğsüne daldı. Isırıp somurdukça Arzu'nun hoşuna gidiyor, kırvım kıvrım kıvranıyordu aldığı zevkle. "Amın bir yerinde dursun" diye gülerek avuçladı usulca kadınlığını Arzu'nun. Sonra bacaklarını iki yana ayırdı. "Murat tut bu tarafı" diye Murat'a sağ bacağını uzattı. Sol bacağını da ben tuttum. Şimdi Arzu dirsekleri tezgaha dayalı vaziyette kadınlığını Ahmet'in ağzına sunmuştu. Ahmet dudaklarını iki yana ayırdı Arzu'nun kadınlığının. Sırıl sıklamdı çoktan Arzu. Pespembe kadınlığına daldırdı dilini yavaşça. Sonra gezindi dili kadının etli dudakları arasında. Kaldırdı ve bu kez dört ayak pozisyonuna getirdi tezgahın üzerinde. Arkadan yalamaya başladı Arzu'yu. Arzu ellerini aynalara dayamış, yay gibi olmuştu aldığı zevkle. Ayna'dan kendini izleyip başını sağa sola savuruyordu. Ateşli kızdı ve inlemeleri bile fazlasıyla tahrik ediciydi. 

"Aynadan yansıma al" diye seslenip Arzu'yu döndürdü. Şimdi kadınlığı ve kalçaları aynaya, yüzü bize bakıyordu. "Hadi bakalım, tekrar ağzın çalışsın" diye aletini Arzu'nun ağzına uzattı. Arzu resmen saldırdı Ahmet'in aletine. "ooo. azdın iyice demek. iki tane ister misin?" diye sordu "ohh. evet, hadi lütfen" diye mırıldanınca Murat çoktan kalkmış aletini çıkarıp Arzu'ya uzattı. Beni bekliyordu ama gelen Murat olunca itiraz da edemedi. Murat'ın aleti ikimizden de büyük ve kalındı. "off... bu dehşet" diye gülerek başını somurmaya başladı. "Abi şunu sen al" diye kamerayı bana uzatıp tüm konstantrasyonunu ikisi de Arzu'ya verdiler. 

Bir süre Arzu'nun ağzını becerdikten sonra yere indirdiler tezgahın üzerinden. Arzu bir bacağını hafifçe yukarı kaldırınca Ahmet hızlıca girdi kıza. Murat'da önde ağzına yerleştirmeyle meşguldü. İnim inlemeleri ağzında Murat'ın aleti varken bile bitmiyordu. Sicim givi kıvrıldıkça, başını sağa sola sallayıp ince ince inledikçe Ahmet de Murat da iyice zevke geliyorlardı. Ahmet Arzu'nun baldırlarından kavradı. Murat da Arzu'nun elleriyle kemerine tutunmasını sağlayıp havaya kaldırdılar. Resmen havada sikiyorlardı. Arzu el değmeden Murat'ın aletini yalarken, Ahmet'de kadınlığına girip çıkıyordu. Tekrar yere bıraktılar dört ayak üzerine. Ahmet Arzu'nun kara deliğini yokladı hafifçe. "ooo.. burda da çalışma olmuş" diye gülünce "Lütfen," diyebildi sadece Arzu Ahmet baş parmağının bir boğumunu içeri soktuğunda. Biraz daha derinleşmeye başlayınca Arzu iyice kopmaya başladı. "Murat bunu tost yapsak ölür" diye gülerken parmağını da kızın arka deliğinden çıkarmıştı. "Bunu başka bir güne bırakalım" diye gülerek çakmaya devam etti Arzu'ya. İyice hızlanınca Arzu da Murat'ın aletine daha iştahlı saldırıp boğazına kadar sokabildiğni sokuyordu. "Hadi gel böyle bu sıkı ve sıcak amı sen de sik eski dostum" diye çıkıp Murat ile yer değiştirdiler. Murat aletinin başını yaslayıp "off... çok sıkı... en sevdiğim" diye hafifçe tükürüp sıvazladı aletini. İttirmeye başladığında Ahmet'in birşey yapmasına gerek kalmadan Arzu sonuna kadar somurmuştu adamın aletini. Murat Arzu'nun dizlerinni altına ulaştı önce. Sonra da yavaşça kaldırdı havaya. Arzu yine askıdaydı ve Murat koca aletini acımasızca geçirmeye başlamıştı Arzu'ya. İnim inim inlerken Murat Arzu'yu tezgahın üzerine oturan Ahmet'in kucağına eğdi. Kız resmen yine havada Murat'ın kontrolünde hem ağzı sikilor, hem de amı sikiliyordu. 

"Hadi patla artık" diye böğürerek Arzu'nun ağzına boşalmaya başladığında Murat hareketsiz kaldı. Arzu resmen ayaklarıyla çırpındıkça havada Murat'ın aletinin üzerinde bile zıplamaya başlamıştı. Ahmet'in spermlerini sonuna kadar yuttu Arzu o hızla ve çılgınlıkla. Murat da hemen onu yere indirdi. Bir ayağını tezgaha kaldırıp kaldığı yerden yerleştirmeye devam etti. Arzu'nun hali kalmamıştı. Göğüsleri sallandıkça Ahmet'in bacağına sürtüyordu. Sonunda Murat da patlamaya hazırdı.

Hızlıca çıktı Arzu'nun içinden ve onu önüne diz çöktürdü. Aletini birkaç kez sıvazladıktan sonra tüm spermlerini kızın yüzüne, göğüslerine ve vücuduna boşaltmaya başladı. Oluk oluk aktıkça öküzler gibi böğürüyordu Murat. Biraz öylece kaldılar. Gülerek kalktı Ahmet yerinden. Murat da kendi üzerini toparladı. "Teşekkürler,... yeni bir yıldızın daha var artık" diye gülerek çıktılar.

Arzu bana bakıyordu hışımla. "Param" diyebildi sadece. "Merak etme, biz gidene kadar Ahmet çantana bıraktırmış olur" diye yanıtladım. "Peki diğer şartlar neler sevgili menajerim" diye güldü. "ooo. bu sektörü sevdin" diye güldüm. "Yüzüm görünmedikçe sorun yok..." diye güldü. "Akşam Ayça ile konuşuruz birlikte" diye yanıtlayınca "Ahh.. ben kuzeni unutmuştum" diye kikirdeyerek üzerini toparladı, Giyinip çıktık.


Yorumlar